ana sayfa

oyunlar

program

basın

siz

iletişim

 

 

 

 

THOMAS BRASCH

“Theater Heute” (7/1988) dergisinden alıntı

HALKA AÇIK HAYALPEREST

SANATI dünyayı değiştirmek için bir araç olarak görmediğinizi, daha çok hayatta kalmak için bir deneme olduğunu yazdınız.

Thomas Brasch – Ben film çekmenin, resim yapmanın yaşadığımız hayata alternatif bir yaşam biçimi  bulma arzusu olduğuna inanıyorum. Her anlatımda “bir şey” aynı zamanda bir dikendir ve bulunduğumuz durumu değiştirmeye bir davettir. Bu rüyayı ya da kâbusu canlı tutmak sanatın görevidir. Sanat iltihabı uyanık tutar, farklılıkları ve eksikleri gösterir. Ne zaman bir toplum tutkularından vazgeçecek kadar çekingen olmuşsa, iktidardakiler o zaman hedeflerine ulaşmış olacaklardır.  Çoğu masalda “üç dilek” teması boşuna işlenmemiş. Üç dileğin olsaydı, acaba ne olurdu? İnsan gerçekten ne diler? İşte bunun cevabını çocukken kurduğumuz hayallerle, sonuçta yaşamak zorunda kaldığımız hayatın arasındaki uçurumu gördüğümüzde bileceğiz.
Psikanalize göre insan hayatını dengede tutabilmek için rüya görür. Herhalde sanat da “rüya görme” fonksiyonunu üstleniyor. İnsanın bilinç altına attığı şeyleri hayal edip oynaması, insanoğlunun hayallerine ortak olup sahiplenmesi bir ayrıcalıktır. Bununla apolitik bir hayalperestliği kastetmiyorum tabii ki.

ARTHUR SCHNİTZLER

“Paracelsus” oyunundan alıntı.

Paracelsus: Bu bir oyundur. Başka ne olabilir ki?
Bu dünyada her ne yaparsak yapalım hepsi bir oyundur,
ne kadar büyük ve derin görünse de yaptığımız.
Birileri paralı vahşi askerler sürüsüyle oynar,
öbürleri kudurmuş batıl inançlı et yığınlarıyla
bazıları da belki güneşle, yıldızlarla…
Ben ise insan ruhuyla oynuyorum,
Yalnızca arayan kişi anlam bulucaktır.
Rüya görmek ve uyanık olmak, gerçek ve yalan
birbirlerinin içine akıp, birbirlerinin içinden çıkıyor.
Güvenlik ise hiçbir yerde yok.
Başkaları hakkında hiçbir şey bilmiyoruz.
Ve hep oynuyoruz.
Akıllı olan oynadığını bilen kişidir.